ÇANAKKALE'NİN ENDÜSTRİYEL DAMARINDA FİLİZLENEN YENİ BİR YARATICI DALGA: ASTİM KOLEKTİFİ.
Metropolün üretim dinamiklerinden koparak İstanbul'dan Çanakkale'nin yerel bağlamına eklemlenen Hakan Yılmaz, Süleyman Yılmaz, Kerem Meriç ve Volkan Babaotu'nun kurucu refleksleriyle şekillenen bu kolektif; yeni medya, sarmal (immersive) teknolojiler, kamusal alan müdahaleleri ve ileri dönüşüm pratiklerini disiplinlerarası bir düzlemde kesiştiriyor. Ulusal ve uluslararası sanat sahnesindeki kurumsal sergileme pratiklerinden süzdükleri birikimi bağımsız ve merkezsizleşmiş bir alana taşıyan bu çekirdek yapı; Ankara ekseninden Prof. Doç. Mustafa Akkaya'nın akademik-sanatsal vizyonu ile Bodrum'da üretimlerini sürdüren Berkin Günsay ve Zehra Kayataş'ın da sürece dahil olmasıyla çok aktörlü, polifonik (çok sesli) bir üretim ağına dönüşüyor.
Astım Kolektifi, pratiğinin kavramsal omurgasını Antroposen çağının dayattığı ekolojik krizlerin, birey ve toplum eksenindeki sosyo-psikolojik yansımalarını soruşturmak üzerine kuruyor. İnisiyatif, sanatı salt estetik bir temsil alanı olarak değil; izleyicinin algısal sınırlarını zorlayarak yapısal bir davranış değişimini tetikleyecek “dönüştürücü bir deneyim alanı” olarak konumlandırıyor. Giderek genişleyen sanatçı kadrosuyla Astım Kolektifi, günümüz krizlerine karşı sürdürülebilir bir diyalog, yeni estetik tahayyüller ve kalıcı bir sosyal etki yaratma misyonunu kesintisiz bir araştırmayla sürdürüyor.
Yaratıcı ekosistemleri endüstriyel alanlarda yeniden tanımlamak ve sanatsal dönüşümü tetiklemek.
Dijital Medya
Yapay zeka, generatif sanat ve veri görselleştirme üzerine kurulu yeni medya pratikleri.
Sarmalayıcı Alanlar
İzleyiciyi içine alan, duyusal sınırları zorlayan geniş ölçekli dijital enstalasyonlar.
Kamusal Sanat
Kentsel ve endüstriyel mekanların hafızasını canlandıran müdahaleler ve sergiler.
İleri Dönüşüm
Atık malzemelerin ve endüstriyel objelerin sanatsal bir formda yeniden hayat bulması.








